15 Nisan 2014 Salı

DİŞ BUĞDAYI...Mutfakta Bahar Temizliği...

Bahar geldi. Yaz ise muzip bir çocuk gibi Bahar'ın arkasına saklanmış, bize göz kırpıyor. Yaz, güneş demek. Yaz, parlak güneş ışığı demek. Yaz bunu bildiği için saklandığı yerden çıkıp-çıkıp, birden üzerimize güneşin parlak ışıklarını ok gibi fırlatıyor. Biz de hemen aldanıp, telaşa kapılıyoruz. Kışlıkları kaldırmanın zamanı geldi, yazlık giysilerimiz ne durumda acaba? gibi düşünceler aklımızdan geçerken bir bulut yolluyor ki tüm hevesimiz kırılıyor. Böyle durumlarda Yaz'ın, Bahar'ın arkasına saklanmış kıs kıs güldüğünü görür gibi oluyorum.




Bahar'ın aldatıcı güneşine, bir açık bir kapalı günlerine kanmayan yoktur. Bilhassa sabah erken evden çıkıp, işine gidecek insanlar hiç bilemezler. Bu soğuk, sabah ayazı mıdır? Güneş çıkacak mı? Meteoroloji yağmur mu demişti? Binbir soru kafasında dönerken bilhassa kadınlar dolabın başında ne giyeceğini bilemez halde kalakalırlar.

Bahar aylarının bu muzip ve neşeli günlerini yaşarken biz kadınları bir telaş alır. Telaşımız bahar temizliğine karar verip, başlamaktır. Hem isteriz, hem de gözümüzde büyür. Bahar temizliği, yaz sıcakları başlamadan evvel bahar günlerinin serinliğinde dolap içlerinden başlayıp, evin dip-bucak temizlenmesidir. Bu iş, yatak odalarındaki gardroplardan başlar, salondaki büfe ve mutfak dolapları ile devam ederken, antredeki portmanto da biter.




Her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi her kadın da bahar temizliğini farklı yorumlayabilir. Mesela ben temizliğe mutfak kavanozlarındaki erzaktan başlarım. Bu yıl evvela kış aylarında bol bol pişirdiğim mantılı, nohutlu çorba için bulundurduğum buğdayı gözüme kestirdim. Çorbasını kış boyunca bol bol içtiğimiz için kalan buğdayı farklı bir şekilde kullanmak istedim.

Eski günlerden aklımda kalan bir nostalji "Diş Buğdayı" merasiminin özel ikramını hazırlamak için kavanozdaki buğdayı bir tencerede ova ova iyice yıkadıktan sonra üzerini çokça geçecek kadar su ilave ettim. Tenceredeki buğdayı bir taşım kaynattıktan sonra kapağını kapatıp, bıraktım. Sabah baktığımda yarı yarıya pişmiş durumdaki buğdayı kısık ateşte biraz daha pişirdim.




Bebeklerin diş çıkarmaya başladıkları günlerde yapılan "Diş Buğdayı" bebeğin büyüme serüveninde dişlenmeye başladığının yani meme emmekten çıkıp, yemek yemeye başlamasının kutlama törenidir. Diş buğdayı, bebeğin tüm hayatı boyunca yaşayacağı çeşitli tören ve kutlamaların ilki sayılabilir. Bu kutlama sofrasında çeşitli ikramlıklar vardır ama asıl ikram haşlanmış buğdaydır. Bu buğday, en basit şekliyle üzerine toz şeker dökülerek yenir. Diş buğdayını, başka malzemelerle tadlandırarak ve süsleyerek sunmak mümkündür. Ayrıca, bebeğin çıkan ilk dişini gören ve muhtemelen ailenin yakını olan kişi, diş buğdayı töreni için bebeği baştan ayağa giydirir.

Haşladığımız buğdayımızı dövülmüş ceviz, toz şeker ve tarçın karışımıyla lezzetlendirerek afiyetle kaşıkladık.

Biz bahar temizliğine böyle başladık. Darısı sizin başınıza!





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...