2 Ocak 2014 Perşembe

MUTLULUĞUN PEŞİNDEN GİDENLER...

Yeni tanıştığım bir hanımefendi ile yaptığımız ayaküstü sohbet sırasında havadan sudan bahsederken aniden derin bir nefes alan arkadaş, hüzünlü, dertli bir havaya büründü. Ben merakla ne olduğunu sorunca, son bir kaç yıldır eşiyle ayrı düştüklerini söyledi. Anlattığına göre beyefendi emekli olduğu yıl yaz sonunda yazlık evlerinden İstanbul'a dönmek istememiş ve bir kış mevsimini yalnız başına orada geçirmiş. 




Ve bir daha yazları yanına gelen hanımıyla kışın İstanbul'a dönmemiş. Bir kış mevsimiydi ve yeni tanıştığım konuşkan hanımefendi pek üzgündü. İstanbul'daki annesi ve kardeşleri ile eşi arasında kalmıştı ve anladığım kadarıyla onları tercih etmişti.

İlk dinlediğimde kocanın hareketini yadırgamıştım. Hatta ayıpladığımı da hatırlıyorum. Bu gün ise olayı daha farklı algılıyorum. Şöyle ki; erkeğin gerçek benliğini -kendini- bulduğunu ve bunca yıl yaşadığı -yalan- dünyasını değiştirmek, dolayısıyla da o dünyada yer almış kişilerden kurtulmak istediğini düşünüyorum.



Mutsuz olduğunuzu hissediyorsanız daha doğrusu mutluluğunuzun bir yalan olduğunu kendinize itiraf ediyorsanız eğer kendi benliğinizle, kendiniz olarak yaşamadığınızı keşfetmiş oluyorsunuz. Çünkü, dışımızdaki etkenlerin yarattığı kişiliğimizle gerçek benliğimizden uzaklaşmış isek ancak bir süreliğine mutlu olabiliriz. 

Yalanın olduğu yerde sonsuz mutluluk olamaz. Mutluluğu arayıp bulmak ve peşinden gitmek gerek. Bazıları mutluluğu bulduğuna inandığı anda arkasında yıkıp bıraktıklarına aldırmadan gider.

Kimi de sabırlıdır, zamanını bekler...

Ama gider...




LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...