19 Temmuz 2013 Cuma

HEDİYE VERMEK..."Size lâyık değil ama"

Akşam üzeri iftar sofrası hazırlığı ile meşgul iken bir yandan da televizyondaki iftar programlarından birine ara ara bakıyorum. Programın sonunda sunucu, konuklara birer hediye verdi ve hediyeyi takdim ederken "Size lâyık değil ama" dedi. Eskiden, herkes gibi ben de bu kalıp cümleyi kuruyordum. Bir gün yine hediyemi vereceğim, tam bu cümle ağzımdan çıkacak, "sana lâyık bir hediye seçtim, güle güle kullan" deyiverdim. 



Bu bana aklımın bir oyunuydu. Çünkü, "lâyık değil ama" cümlesini her kullanışımda, aklımın bunu reddettiğini hissediyordum. Aklım bu cümleyi kendisine, yani bana yakıştıramıyordu. Benim, lâyık olan hediyeyi seçemeyecek kadar bilgisiz ve aciz olduğumu düşünmüyordu. 

Hediye almak hem çok zevkli hem de çok zor bir iş. Kişiyi yakından tanıyor, zevk ve isteklerini biliyorsak hediye seçimi nispeten kolaylaşıyor. Hediye almak ne kadar zor ise hediyeyi takdim şekli de bir o kadar önemli. O kadar önemli ki; uzun uğraşlardan sonra seçip aldığımız hediyenin alan kişi nezdinde kıymetlenmesi de olasıdır, bir hiç olması da. Bazı insanlar hediye vermekten o kadar çekinir ki, iki kelâm edemeden, hediyesini kişinin eline adeta tutuşturuverir. Hediyeyi alan da sevinçten ziyade bir şaşkınlık yaşar.




Herhangi bir sebeple hediye vereceğimiz zaman maddi manevi imkanlarımız çerçevesinde bir hediye alırız. Gereken önem ve özeni göstererek seçtiğimiz hediyeyi güler yüz ve iyi dileklerle takdim ettiğimiz takdirde hediye verme işi başarıyla tamamlanmış olur. Tüm bu emeklerimize rağmen hâlâ hediyemizin karşımızdakine lâyık olmadığını düşünüyorsak kendimize haksızlık yapmış oluruz. 

Çünkü, hediye sadece verdiğimiz kişiye değil, bize de lâyık olmalıdır. Biz seçtiğimize göre bizim zevkimizi yansıtmakta ve bizi anlatmaktadır. Dolayısıyla, verdiğimiz kişiye lâyık olmayan hediyemiz aslında bize de lâyık değil demektir. 

Bir yanıyla bakarsak, hediyeler biraz da kısmet meselesidir. Kısmetleri açık, şanslı insanların hediyelerinin seçimi de hiç yormaz, akılda bile olmayan en âlâ hediye alınır. Kısmetsiz insanın hediye seçiminde ise her şey ters gider, bir türlü seçim yapılamaz ve sonunda aceleye geldiği için de abuk-sabuk bir hediye olur ve ne verene ne de alana lâyıkdır maalesef.