27 Mart 2013 Çarşamba

SAFRANBOLU-AMASRA YOLLARINDA...Gezi Fotoğrafları!..

Yıllar önce devam ettiğim resim kursu öğretmenimiz çalışmalarımıza konu olması hasebiyle fotoğraf çekmemiz için geziler düzenliyordu. Bu gezilerden biri de Safranbolu- Amasra seyahatiydi. Bu gezide çektiğim fotoğraflardan birebir yaptığım yağlı pastel resimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. 



Safranbolu-Amasra seyahatinde yolda verilen mola sırasında çektiğim bir fotoğraf.
Çay bahçesine anayol kenarında akan suyun üzerindeki tahta köprüden geçiliyordu.
Yıl 2000 ilkbaharı

Bir zamanlar fotoğraf makineleri henüz dijital değilken çektiğimiz pozları şimdiki gibi anında göremezdik. Onları görebilmemiz için filmi fotoğrafçıya götürmemiz, bir kaç günlüğüne orada bırakmamız gerekiyordu. Anında, acele vesikalık fotoğraf çekilir ve -yanlış hatırlamıyorsam- bir saatte teslim edilirdi ama görüntü çok kötü olurdu. Onlar kendilerine -şipşakçı- derlerdi. Kaliteli fotoğraf için beklemek gerekiyordu. Fotoğrafçı filmlerin negatiflerini hazırladıktan sonra parlak resim kağıdına baskısını yapardı. Ancak o zaman görebilirdik hatıra olarak kalacak çektiğimiz an'ları.

Şimdi öyle mi ya! Yüzlerce binlerce poz çek, çektiklerini anında gör ve beğenmediklerini sil gitsin. Beğendiklerini de bilgisayarına yükle, karşısına geç seyret internet ortamında da paylaş paylaşabildiğin kadar. 



Amasra köprüsü üzerindeki yüksek duvarlı bir geçiş kapısı. Yıl 2000 ilkbaharı

Fotoğraf çekmenin bu kadar kolay, bu kadar basit olmadığı zamanlarda çok kıymetli olan fotoğraflar, albümlerinde saklanırdı. Özel günler -doğum günleri, nişan, düğün törenleri- ve seyahatler bol bol fotoğraf çekildiği veya çektirildiği günlerdi. 

Hâlâ ailede bir kaç kişi bir araya geldiğimiz veya yalnız başına geçmiş günlere dönmek istediğimiz zaman elimize aldığımız fotoğraf albümlerimiz gerçekten de bizi o günlere götürür. O günlerin yaşandığı olaylara göre ya hüzün denizinin karanlık sularına dalarız, ya da neş'e denizinin dalgalarında şen kahkahalar atarız. 

Safranbolu-Amasra seyahatinde çektiğim fotoğraflardan yağlı pastel kalemi ile çalıştığım iki resmimi paylaşmak için başladım yazmaya ama neredeyse fotoğrafçılığın tarihçesini anlattığımı farkettiğimde iş işten çoktan geçti yazımın sonuna geldim bile. 

Yapacak bir şey yok. Aslında, beni mazur göreceğinizi  düşünüyorum, ne de olsa bloğumun adı üzerinde; 
                                              Havadan Sudan