20 Şubat 2013 Çarşamba

MONTAIGNE...Denemeler...

"Gideceği limanı bilmeyene, hiçbir rüzgarın faydası yoktur." 

Mütevazi kitaplığımdan seçtiğim üç kitabı daha önce sizlerle paylaşmıştım. Aslında, tanıtacağım ilk kitabın, başucu kitabım olan Montainge'nin Denemeler'i olması gerekirdi. 




Bu kitabı, -naçizane- tanıtmak için cahil cesaretiyle ve de geç olsun güç olmasın diyen atalarımızın bize verdiği güçle anlatmaya başlayabilirim.
Elimdeki bu kitap, -Sabahattin Eyüpoğlu'nun Türkçesi ile Cem Yayınevinin Dünya Klasikleri serisinden 1982 baskısı- gerçek manada bir başucu kitabı. Her evde bulunması her kitapseverin mutlaka okuması gereken ve özel günlerde hediye edilebilecek değerde bir kitaptır. 





"Niçin başka güneş başka toprak ararsın, yurdundan kaçmakla kendinden kaçar mısın?"

Michel de Montaigne, (1533-1592) babasının özel ilgisi sayesinde ana dilinden önce Lâtince'yi ve bunun yanı sıra da Yunanca'yı öğrenmiştir. Lâtin ve Yunan edebiyatından, bilhassa şiirlerinden çok etkilenmiş olan Montaigne, babasının isteği ile çeviriler yapmıştır. Yaşadığı şehrin yönetiminde -İdare Meclisinde- ve dış ülkelerde, devleti adına çeşitli görevlerde bulunmuş, daha sonra -38-40 yaşlarında- tüm görevlerinden istifa ederek babasından miras kalan çiftliğine yerleşmiştir. Burada Les Essais diye adlandırdığı yazılarını yazmaya başlamıştır. 

"Benim mesleğim, sanatım yaşamaktır." 

Montaigne yazma gayesini, ölümünden sonra ailesine kendi hakkında daha fazla bilgi bırakmak olarak açıklamaktadır. Tüm insanların yararlanacağı mükemmeliyetteki yazıları için bu kadar mütevazi olan yazar, yazıları hakkındaki diğer yorumlarında da bunu açıkça ortaya koymaktadır. Yazılarında sadece kendini anlattığını söylerken, "Ben kitabımı yaptığım kadar da kitabım beni yaptı" diyebilmektedir.

"İnsan her yerde hep o insandır ve bir insanın özünde soyluluk olmadımı dünyanın tacını da giyse çıplak kalır."


Yazarın yaşadığı yıllarda süren Fransa'daki iç savaş nedeniyle ülkesinde ve Avrupa'da yaşanan Rönesans doğrultusunda serbest düşünceyi savunmuştur. Babadan kalma donmuş düşünce kalıplarını zorlamış, başka türlüsünü düşünmeyi kimsenin göze alamadığı - dini- inanışlara ait bilgilerden şüphe etmek üzerine yazılar yazmıştır.

"Dünyada insanlığını bilmekten, insanca yaşamaktan daha güzel daha doğru bir iş yoktur."

Yazdıklarına -Les Essais- yani Denemeler diyen yazar, bu eseriyle edebiyat tarihinde o güne kadar emsali olmayan bir türü literatüre sokmuş oluyordu. Bu yönüyle yaratıcılığı da olan ve "Her insanda, insanlığın bütün halleri vardır." diyen yazar, kendini anlatırken aynı zamanda bütün insanlığı da anlattığını ifade etmektedir. 

Bu kitap, kısaca "Kendini tanı" ilkesinin bütün bir ömre uygulanmasıdır.







LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...