29 Eylül 2012 Cumartesi

BEN DE YAPTIM! Mutfakta kış hazırlığı...

Kadınlık genleri olsa gerek, kendime engel olamıyorum. Oysa ki bizim evde pek alışılmış bir şey değildir mutfakta kış hazırlığı. Tarhana, erişte, salça, domates-biber sosları, kahvaltılık ve menemenlik v.s. gibi kışlıkları köylü olsun şehirli olsun kadınların zevkle yaptıklarına yıllardır şahit oluyordum ama alışkanlığım olmadığından uzun ve yorucu işler diye kendimi bu işlerden vareste tutuyordum. 



Bazı şeyler için anneden-babadan görmüş olmak çok önemli. Çünkü, bizim evde tarhana da salça da erişte de satın alınır. Biz böyle görüp, böyle öğrenmişiz. Aslında, konu-komşu ve arkadaşlardan heveslenip, tek-tük bir şeyler yapmaya başlamıştım ama hele ki eve internet girdikten sonra bu işler beni iyiden iyiye sarmaya başladı. Evvela, dört-beş yıl önce bir arkadaşımın da yardımıyla salatalık turşusu kurdum. Yazın, bahçemizin eriklerinden kaynattığım marmelatları saymazsak tabii.

27 Eylül 2012 Perşembe

NEŞET ERTAŞ...Ah! Yalan Dünyada, Yalan Dünyada

Rahmetli Neşet Ertaş'ı dinliyorum, "Ah Yalan Dünyada, yalan dünyada. Yalandan yüzüme gülen dünyada" diye öyle içten gönülden söylüyor, öyle bir yaşanmışlık var ki sesinde, insanın içinden bir isyan dalgası yükseliyor. Gayri ihtiyari düşünüyorum, babası rahmetli Muharrem Ertaş'tan bu dünyanın yalan olduğunu dinlememiş miydi? 


Dünyanın yalan olduğunu, her nesil yeniden yeni baştan öğrenmek zorunda mıyız? Hepimizin her yaşta, her defasında gençlikte yaşlılıkta yeniden öğrenmesi mi gerekiyor bu gerçeği. Öğrenmek için illâ çile çekmek mi lâzım! Madem ki dünyanın yalan olduğunu öğrenmek için acılar çekilecek niçin bu okullar, bu kitaplar, bu ilim, bu bilgiler!

23 Eylül 2012 Pazar

BAĞBOZUMU...Biri Ölürken Diğeri Doğar...Hayat Böyle Devam Eder

Büyükçe bir salkım üzümü ikram etmek üzere tabağın içerisinde salona getirdiğimde bölüştürmeden evvel bir fotoğrafını çekmek istedim. Birazdan yok olacak salkımı ebedileştirmek değildi gayem, elbette!!! Ama, şarabi renkli taneleriyle salkımın güzelliği ve sehpanın üzerinde duran hazan yaprağının çağrıştırdıkları buna sebep olmuş olabilir. 



Belki de sebep üzüm üreticilerinin yılın en heyecanlı günlerini yaşıyor olmalarıdır kimbilir? Malumunuz, üzüm hasatı mevsimindeyiz. Üzümlerin olgunluğa eriştiği tarihte yöresine göre Ağustos'un ortalarında başlayan bağbozumları, değişik yerlerdeki bağlarda Eylül ayı boyunca devam etmektedir.

21 Eylül 2012 Cuma

ELLERİNİZE SAĞLIK! Kimler Yetiştirdi, Bağından-Dalından Kimler Topladıysa...

Günlük alış-verişimi yaptığım marketin sebze-meyve bölümünde ürün çeşidinin zenginliği dikkatimi çekti. Memleketimizin dört bir tarafından, hatta dünyanın bir çok yerinden gelmiş ürünler bir arada farklı renk ve kokuları, iştah açıcı görüntüleriyle tezgahlarda alıcılarını bekliyorlardı. Sıcak havanın etkisiyle hararet basan bünyemin ilaç gibi gördüğü meyvelerin hangisini veya hangilerini alacağıma karar vermekte gerçekten zorlandım. 



Yaz mevsimini geçirdiğimiz sahil kasabasında mevsim boyunca sebze ve meyveler bol ve ucuzdu ama mevsim sonu bağ-bostan bozulup ürünler bitince, salataya domates bulmak bile zorlaşıyor.

Halbuki, İstanbul öyle mi ya!

17 Eylül 2012 Pazartesi

ERİK MARMELATI ile MADEN SUYUNUN Köpüklü Birlikteliği!!!

Bulunduğumuz bölgede ağır yaz sıcakları henüz başladı. Sıcaklarla baş edebilmek için yapılacak en temel şey tabii ki su içmek. Ancak, vücudun terleme ile kaybettiği madensel tuzları suyla geri almak mümkün olmadığından günde en az bir bardak da maden suyu içmek gerekiyor. Burada, maden suyunun tadını sevmeyenler ve istese de kolay içemeyenlerin  hoşuna gideceğini zannettiğim bir karışımdan bahsetmek istiyorum.




Bir önceki yazımda bahsettiğim bahçemizin eriklerini, daha önceki yıllarda tencerede kaynattıktan sonra kabuk ve çekirdeklerinden arındırmak için iri delikli bir kalburdan geçiriyordum. Bu defa farklı bir yol denedim ve daha pratik olduğunu gördüm.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...