13 Mart 2012 Salı

AŞKA DÜŞMEK...

Aşkın tarifini sorarlar aş tarifi sorar gibi. Halbuki, aşk ne bir kaba girer ne de pişmek için ateş ister. Ateşse kendi ateştir içine düşeni yakar kavurur. 
Aşkın ne mekana ihtiyacı vardır, ne de herhangi bir yerde olmaya. 




Aşk, gözle görülmez, kulakla işitilmez. Aşk, görünmeyen ateşle yanmaktır. Aşk, sonsuzlukta kaybolmaktır. Aşk, müziğin içinde kendine yol bulmaktır.

5 Mart 2012 Pazartesi

YALNIZLIK ÖMÜR BOYU...

"Dünyaya gelirken kendi gücümüzle doğuyoruz. Ölüm anında son nefesimizi verirken tek başınayız. Yalnız kalmak kaderimizdir ve esas manada yalnızlık budur" demiştim bir önceki yazımda. 
Lâkin, yalnızlık sadece bu iki evrede bizim kaderimizdir diye düşünürsek yalnızlığın varoluşuna aykırı düşer. 


Yalnızlık bizim bir varlığımızdır. Bize ait ve özeldir. Biz varsak o da vardır. Doğum ile var olmuş, ölüm ile bizi bırakır mı bilemem. Benim bildiğim, bu dünyada yalnız olduğumuzdur. Öğrenci imtihanda, hasta ameliyat masasında yalnızdır. Hasretini yalnız çekersin, ayrılık acısını kimseyle paylaşamazsın. 
Yalnızlıktan kurtulmak için kalabalıklardan medet umarsın kalabalıklar etrafındadır ama yalnızlık içindedir. 

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...