9 Aralık 2012 Pazar

VAZGEÇMEK...

Tek bir kelime ama öyle büyük anlamlar yüklü ki. Vaktiyle bir gün televizyon kanallarında gezinirken Aydın Boysan ile yapılan bir söyleşiye rastlamıştım. Şöyleşi, üstadın güzel sohbetiyle devam ederken sunucu Aydın Boysan'dan ihtiyarlığı tanımlamasını istedi. Mimar, gazeteci ve yazar olarak hayatı okumuş-yazmış üstad Aydın Boysan, yaşlılığı anlatmak için sadece bir kelime söyledi. "Vazgeçmek", dedi.




Yaşamaktan -hayattan- vazgeçmek hep kullanageldiğimiz bir deyimdir. Açıkçası üstadın bu çok kullanılmış, bildik tanımlaması bana pek yeterli gelmedi. Her zaman ki aceleciliğimle bu açıklamaya dudak büküyordum ki her zaman büyük bir beğeni ve ilgiyle takip ettiğim değerli insan Aydın Boysan, yine yaptı yapacağını ve ihtiyarlığın ne olduğunu çok güzel anlattı.

Üstadın dediklerini aynen aktaramayacağım ama söylediklerinin özü, mealen şöyleydi; 
"Ne kadar çok şeyden vazgeçmişsek o kadar ihtiyarız".
Söyleşi, sunucunun devam eden sorularıyla başka mecralara akarken sohbetin sonunda benim aklımda ihtiyarlığın tanımı kalmıştı. Vazgeçtiğimiz yani herhangi bir nedenle hayatımızdan çıkardığımız her özel heyecan ve zevklerimizin yokluğuyla biraz daha yaşlanıyoruz. 

Şimdi durup, düşünmenin vaktidir.
Vazgeçtiklerimiz; ilk gençliğimizdeki heyecanlarımız, yapmak istediklerimiz ve neş'emiz olabilir mi? 
Bu güne kadar aileniz için iş hayatınızda veya topluma uymak için nelerden vazgeçmiş olduğunuzu hatırlayabiliyor musunuz? 
Onları tek tek hatırlayıp hayatımıza yeniden katmak zamanıdır yoksa çok geç kalmış olabiliriz. 
Zaman, onu kullanmasını bilenlerin dostudur!..





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...