28 Mayıs 2012 Pazartesi

HAKLI OLMANIN GÜCÜ...

Ülkemizde son yıllardaki tarihle yüzleşme diyebileceğimiz hesaplaşmaları izlerken görünür sebeplerinin yanı sıra esas yargılamanın hakların kullanımına ilişkin olduğu anlaşılıyor. Savunmalarda, tüm yapılanların hakların kullanılmasından ibaret olduğu ileri sürülüyor. Olabilir mi? 
Hakkını kullanan insan haksız duruma düşebilir mi? "Hak, kullanılan yetkidir." der, kara kaplı. Ve mutlaka sınırları vardır. 



Kitabına uydurarak, işine geldiği gibi yorumlayarak kullandığın yetkini yani sana verilen hakkın hesabını er veya geç mutlaka bir soran bulunur. Verilen hak'kı yani yetkisini kullananların haklı olup olmadıklarını anlamak için baktığımızda; "Kişi, kurum veya milletlerin, dava, iddia, davranış veya düşüncelerinin adalete uygun olması onların haklı olduğunun delilidir diyor...Kara kaplı kitap. Demek ki; haklı konumda olmak için, yürüttüğün davan varsa iddian davranış ve düşüncelerinin adalete uygun olması gerekiyor. 

Mesela, Hindistan'ın efsanevi lideri İndira Gandi. İngiliz sömürgeciliğine karşı hint milletinin lideriydi. Savaş karşıtı, pasifist bir siyasetçi olan Gandi, bir suikaste kurban gidinceye kadar davasından asla vazgeçmedi. Çünkü, haklıydı. Çünkü davası adalet içindi. 



Güney Afrika Cumhuriyetinde, kendi topraklarında yok sayılan yerli halkın temsilcisi Nelson Mandela'nın zaferle biten direnişi. Çünkü haklıydı. Çünkü, savaşı adaleti sağlamak içindi. Haklı olan kazanıyor. Adalet kazanıyor.



Ancak, gerçekçi olmak gerekirse, menfaatlerin çarpıştığı herhangi bir konuda haklının hemen kazanacağını düşünmek ve beklemek hayalciliktir, buna romantizm de diyorlar. Bunun için biliyoruz ki; bu zaferler kolay kazanılmıyor. Mapus damlarında geçen hayatlar, dağılan aileler, çekilen eziyetler. Hepsi kendisine güvenenlerin haklarını korumak, onların güvenlerini boşa çıkarmamak için.  

Belki de bütün bunlara katlanmayı sağlayan haklılığın gücüdür. Haklılık, başlıbaşına bir güçtür. Çünkü, haklılık adaletle beslenir, sabırla büyür ve sonunda kazanır. Kısa vadede kazanan haksızlıkmış gibi görünse de sonunda hep haklı olan kazanır.