3 Nisan 2012 Salı

HAYAT DEVAM EDİYOR...

Bugün Nisan'ın ikinci günü, dün 1 Nisan doğum günümdü ve ben bir yaş daha aldım. Her yıl aynı şey oluyor. Ben istemiyorum ama almayayım da diyemiyorum. Halbuki memnuniyetle bu alacağımdan feragat edebilirim. Yaş almak, almak fiilinden ötürü sahip olmak manasına geliyorsa da bu iki kelime yanyana gelince başka bir durumu çağrıştırıyor ki; yaş almak aslında yaşlanmak oluyor.






Doğduğum gün uzaklarda kaldı. Her yıl daha da uzaklaşıyorum. Buna rağmen doğum günümü kutlamak, hayal-meyal hatırlanabilen vaktiyle terkedip gitmiş eski bir sevgiliyi anmak gibi mazoşist bir durum anlayacağınız. 

Doğduğun günden uzaklaşıp, öleceğin güne yaklaşıp yakınlaşmak ve buna rağmen doğum günü kutlamak bence biz insanlar için adeta bir dayanıklılık testi olsa gerek. İşin en ilginç tarafı da bu gün yani doğum günümün ertesinde hiçbir şey olmamış gibi hayata ve yaşamaya devam etmek... 

Veya edebilmek.

Malumunuzdur, yaratılanlar içinde öleceğini bilen sadece insandır. Ömür süremizi bilemeyiz ama öleceğimizi biliyoruz. Buna rağmen nasıl da hayata bağlanıyoruz. Yitirdiğimiz her yakınımızın ardından bir kaç gün aklımız başımıza geliyor "Yalan dünya"ya kanmamaya çalışıyoruz ama hayat denen acımasız çark dönmeye başlıyor ve bizi yeniden içine çekiveriyor. 

Ve hayat devam ediyor...






LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...