22 Şubat 2012 Çarşamba

SALVADOR DALİ...Sürrealizm...Tophane-i Amire

Tophane-i Amire binasındaki (mekan olarak da görülmeye değer) Salvador Dali sergisini son haftasına girerken gezip-görmek imkanı buldum. İstanbul'daki karlı günler nedeniyle gitmeyi ertelediğimiz bu sergi tabii ki görülmeye değer ama meğer dışarıda hava çok soğukmuş. İstanbul'un bizce görünür yerlerinde kar kalktı ama demek ki şehrin tepelerinde halen kar var. İki adet bilet gişesi de bina dışında ve bilet kuyruğu da çok uzun olduğu için -bütün bunlar bahane, ince giyindiğim için- üşütmüşüm galiba ki sergi sonrası -tam üçüncü günü- boğazımda yanma başladı.



Salvador Dali, çağımızda yaşamış bir ressam olduğu için çocukluğumdan beri çılgın hayatına ait haberleri ve ilginç fotoğrafları ile varlığından haberdar olduğum bir sanatçıydı. Belki de bu sebeple sanatçıların mutlaka bohem ve olağanüstü bir hayat yaşamaları gerektiğini düşünmüşümdür. 

Bu şekilci bir yaklaşım oluyor ama o günkü düşüncelerim öyle idi. Bu güne gelirsek, çılgın olmasına gerek yok ama yine de bir sanatçının her bakımdan bizden ileride olması gerektiğini düşünüyorum. Onlar bizden daha önde olacaklar ki biz de onlardan aldığımız ilhamla hayatımızı daha anlamlı yaşayabilelim.


Sergi, sanatçının değişik zamanlarda yaptığı eserlerini, SÜRREALİZM İZLERİ, İLAHİ KOMEDYA ve GALA İLE AKŞAM YEMEĞİ olarak 3 bölümde toplamış. 

Sürrealizm resimler, günlük hayatı sembollerle betimliyor. İlahi Komedya bölümünde ise Dante'nin İlahi Komedya'sının, yazarın 700 üncü doğum günü anısına eserdeki konuları resmettiği 100 suluboya eser bulunuyor. Gala ile akşam yemeğinde ise yiyecekler ile sanatçının doymak bilmeyen yaratma iştahını çok canlı renkler kullanarak betimlediği eserlerinden oluşmuş.


Ne yazık ki; bu sergi vesilesiyle, dünya edebiyatının başyapıtlarından İlahi Komedya'yı okumadığım -kafama dank etti- ve bu sebeple resimlerin karşısında kalakaldığımı da ayrıca belirtmeliyim.






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...