28 Ocak 2012 Cumartesi

PROJENİN ADI, Can Bonomo...

Proje yapmayı bir öğrendik, pir öğrendik. Biz eskiden bilmezdik proje yapmayı. Olaylar gelişir bir yere gelir, kısmetinde varsa iş bitirilir, yoksa yarım kalırdı. "Türk gibi başlamak" özdeyişi bu özelliğimizi çok güzel anlatır. Bizler yani bu memlekette yaşayanlar, planlı, projeli işlere pek kafamız basmaz. Yapmak istediğimiz bir şey için hemen kolları sıvarız. Biz başlayalım da arkası gelir diye işlerimizi biraz kadere kısmete bırakırız. "Kervan yolda düzülür" özdeyişimiz de beni bu konuda bayağı bir destekliyor.




Can Bonomo, devletin bir projesiymiş haberi üzerine bir çok insan gibi benim de canım sıkıldı. Ama bir yandan da kendi kendimi ikna çalışmaları yaparak bu durumun özlediğimiz bir şey olduğunu, planlı projeli olmanın kötü bir şey olmadığını anlatmaya çalıştım. 


Tamam, başta devlet olmak üzere hepimizin planlı çalışmaya alışmasının artık zamanının geldiği bir gerçektir. Bizin usulümüzle bu çağda hiçbir ülke ayakta daha fazla kalamaz. Ülkenin geleceği -milletçe- planlansın, projeler hazırlansın ve o şekilde kollar sıvansın. Buna hiçbir insan karşı çıkmaz ama Can Bonomo'nun Eurevision' da yarışmak üzere seçilmesinin ardında Musevi açılımının olduğu doğruysa bu en başta Can Bonomo'ya karşı yapılmış bir haksızlıktır. 


Ben isterdim ki -zaten düşündüğüm de buydu- bu çocuğun müziği yarışma için uygun görüldü ve bu ülkenin vatandaşı olduğuna göre de ne dini ne de ırkı TRT yetkililerini ırgaladı.

Yok eğer bu proje yarışmacının bilgisi dahilinde ise durum daha da acıklı olur. Devletin hiçbir kademesinde çalışma hakkı tanınmayan, dedelerinin mezarlarının bulunduğu bu ülkede yabancı muamelesi gören bu insanların dışarıya karşı -herşey yolunda- imajı çizmek üzere bu çocuğun kullanılması acımasızlıktır.

Dilerim ki; bu haber asılsızdır ve Can Bonomo bir Türk vatandaşı olarak ülkesini başarıyla temsil eder.





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...