16 Aralık 2011 Cuma

SİNEMADA FİLM İZLEMEK...

Sinemada film izleme zevkim ve isteğimde bu yıl bir azalma hissediyorum. Bir sinemaseveri sinemadan soğutan nedir acaba diye düşündüm. Sinema salonları olamaz eski salonların aksine gayet güzel tefriş edilmişler. Ferah ve rahat koltuklarında film izlemek gerçekten büyük bir zevk. Bilet fiyatlarının yüksek olduğundan şikayetçiydik ama son yıllarda bu duruma da çözüm getiren salonlar var. Matine ve suarelere göre değişik fiyat politikaları uygulayarak bilet fiyatlarını her keseye uygun hale getirmişler. Sinemalar uzak mesafelerde gitmek zor oluyor diyemeyiz, her semtte bir kaç salona sahip sinemalar mevcut.






Bu durumda beni sinemadan soğutan tek sebep, kötü hikayeli kötü çekilmiş filmler olabilir. Çünkü, sinemaya gitmek ve film izlemek benim için ciddi bir eylem. Sinemaya git bilet al ve bir buçuk saatliğine karanlık bir ortama gir. Ben bütün bu şartları yerine getirdiğime göre karşılığında da iyi bir film seyretmek hakkımdır diye düşünüyorum. Ancak, bu o kadar kolay değil. Eğer ki yönetmeni ve oyuncuları bilmeden kritikleri okumadan film seçimini şansa bırakırsanız büyük hayal kırıklığı yaşamanız çok mümkün. Çok beğendiğim güvendiğim yönetmen veya oyuncuların filmleri de maalesef her zaman için bir garanti değil, her defasında onlardan beklediklerimizi bulamayabiliriz.

Bu sezon seyrettiğim ilk film, başlama saati bize uygun olduğu için gittiğimiz bir bilim-kurguydu. İlginç konusu ile kapitalist sistemi ve bu sistemin getirdiği eşitsizliği çarpıcı bir şekilde anlatıyordu. Orijinal adı InTıme olan filmin bizdeki adı Zamanla Yarış. Romantik komedi ve macera filmlerini seven bir kişi olmama rağmen bu filmden başta zevk aldığımı söyleyebilirim. Ama film, ilginç konusuna rağmen, ilk yarıdan sonra hırsız-polis kovalamacasına döndüğü için üzerimizdeki etkisi kayboldu. 




Benim için iyi film, gerçek ama ilginç bir hikayeye sahip olacak ve sürpriz bir son ile bitecek. Ve de film tahminlerimin dışında bir son ile biterken, bittiğini zannederken şok edici bir -esas -son daha olacak. Nutkum tutulacak. 


Bazı filmler, sinemanın kapısından çıkıp caddedeki kalabalığa karıştığın anda unutulur gider. Bazen de bir film seyredersin, sinemadan çıkarken kendini sinemadan değil de filmin içinden çıkıyormuş gibi hissedersin. Film seni içine almıştır. 


İyi film seyircisini hikayesinin içine çekebilendir.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...