8 Aralık 2011 Perşembe

İYİYİM DEMEK ADET OLMUŞ...


Birbirimize hatır sorduğumuzda iyiyim demek adettendir ya biz bir süredir bu güzel adeti unuttuk gitti. Bilhassa, orta yaşlı insanlar arasındaki sohbetlerde bu çok açık olarak görülüyor. İyiyim kelimesinin ağzımızdan çıkmasıyla beraber dediğimize pişman olmuş gibi ekliyoruz; 
-İyiyim demek adet olmuş. 
Ne güzel işte, abuk sabuk adetleri sektirmeden uyguluyoruz da bu adeti neden küçümsüyoruz.



Kalkmış, sokağa çıkmış arkadaşlarınla buluşmuşsun, bütün bunları İstanbul gibi büyük bir şehirde başarmışsın daha ne istiyorsun. Ama yok! iyiyim diyemiyoruz, hastane, doktor, tahliller, ağrılar, sızılar, vs... anlatmaktan adeta zevk alıyoruz. Halbuki; hastaneye gidip, doktoruna ulaşmışsın, ilaçlarını almışsın aslında bunlar bile iyiyim demek için yeterli sebep. Tüm bunlara ulaşamayan ne çok insan var. 

Eski bir yazısında okumuştum, Çetin Altan annesinin nazar değer korkusuyla hatır soranlara binbir hastalık saydığına şahit olduğunu yazmıştı. Demiyorum ki hayat günlük güneşlik. Benim demek istediğim, inatla bardağın boş kısmını görüyor, mutsuz oluyoruz. Bu mutsuzluk bizde moral bozukluğu yaratıyor ve vücut direncimiz düşüyor. Dolayısıyla, hastalıklara davetiye çıkarıyoruz. Günlerimizi memnuniyetsiz ve dolayısıyla mutsuz olarak tükettiğimize göre biz sonsuza kadar yaşayacağımızı zannediyoruz galiba, 

Hani ileride daha güzel günler bizi bekliyormuş gibi...






LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...