6 Aralık 2011 Salı

HASRET! Ebedi Bekleyiş...

Hasret çekmek insanoğlunun bu hayattaki en zor imtihanıdır. Hasret duygusu çoğu zaman özlem duygusuyla karıştırılır. Herhangi bir nedenle ayrı düştüğümüz vatanımızı, ailemizi veya yarimizi özlerken hasret çektiğimizi zannederiz. Sevdiğimiz veya alışmış olduğumuz hayattan, kişilerden ve hatta yer ve mekânlardan ayrı kaldığımız zaman hissettiklerimiz sadece özlemdir. 




Özlem, bir gün mutlaka sona erecek yani miadlı bir ayrılığın hüznüdür. Hasret duygusunun kapsadığı mana içerisinde özlem vardır ama özlem hasret değildir. Hasret duygusunda bir ebedilik vardır. Kavuşmanın mümkün olmayacağı veya olamayacağı bir bekleyiştir. 

Özlemde böyle bir durumdan bahsedilemez. Özlem, kavuşmak için beklemektir. Hasret ise sabır, tevekkül ve teslimiyet duyguları ile gelmeyecek olanı beklemektir. 

Özlem, kavuşmanın neşesi ve mutluluğu ile yaşanan bir duygudur. Özlem duyan insan acı çekmez, ümitli bir bekleyişin hazzını duyar. Hasret, sahip olunamayanı veya sahip olunmuşken kaybedileni beklemektir. 

Özlem, herkesin her zaman yaşayabileceği basit bir duygudur ama hasret çekmek, her babayiğidin harcı değildir. Zira hasret, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek kavuşmaların hayalini kurmaktır.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...